Lazika Blog

Lazika'dan Sağlıklı Öneriler
GERİ DÖN Bu yeşil çay daha ne yapsın! Bu yeşil çay daha ne yapsın!

Bu yeşil çay daha ne yapsın!

Dertlere Deva Olmaya Gelmiş Yeşil Çay

 

Yazıma yeşil çayımdan bir yudum (Yudumlar farklılık gösterebilir) alarak başlıyorum. Her bir yudumda içimden gelenleri samimi ve tabii ki de bilgilendirici bir şekilde aktarmaya çalışacağımdan hiç şüpheniz olmasın.

 

Koşun çayları demleyin bakalım..

 

Öncelikle en çok sorulan ve biz çay tiryakilerini üzen bir sorudan başlamak istiyorum. Yeşil çay, siyah çaydan farklı bir bitki kullanılarak mı üretilir?

Yeşil çay, bildiğimiz Camelia Sinensis’in yapraklarından üretiliyor. Bildiğimiz?? dediğinizi duyuyorum ve ufak bir kelime oyunu yaptığımı söyleyeyim hemen. Camelia Sinensis, gerçekten ‘’bildiğimiz’’ çay bitkisinin bilimsel adı.

 

E aynı bitkiden elde ediliyorsa bu neden yeşil de diğeri siyah?

Bunun sebebi çayın, yüksek sıcaklık ile şok soldurma işlemine tabi tutulmasıdır. Bu şekilde çayı siyah yapan enzimlerin aktivitesini sıfırlıyoruz ve çayımız yemyeşil bir şekilde bardaklarımıza geliyor. Ve tabii ki bizlerde mis gibi içiyoruz.

 

Yeşil çayı biraz övmek istiyorum, müsaadenizle. İlk önce emektar çay emekçileri tek tek yumuş elleriyle topluyorlar. İnanın bu çok mühim. 2,5 yaprak.. Bunu duyduysanız hemen o çayı için canlarım. Çünkü 2,5 yaprak demek çayı elle toplamak demek. 2,5 yaprak topladık ve bitti sanmayın, yeşil çayımızı özel kılan diğer bir işlem ise kıvırma işlemi. Bu işlem büyük fırınlardan ziyade tavalarda yarım saat boyunca elle kıvırarak gerçekleşiyor. Bu saatten sonra yeşil çay gördüğünüz her yerde ona altın gözüyle bakmayı ihmal etmeyin.

 

 ‘’Aranızda 2,5 yaprak yeşil çay sevmeyen var mıı?’’

 

Yeşil çayın bitmek bilmeyen faydaları nelerdir?

 

Herkes konuşur yeşil çay şöyle faydalı, yok böyle faydalı diye biz de konuşmazsak, canımız çayımıza çok büyük ayıp olur. En en en önemli özelliği yeşil çay antioksidandır diyebilir miyiz hocam?

Demez miyiz, daha neler neler deriz hatta. Son zamanlarda tükettiğimiz besinler, hareketsizlik ve daha birçok nedenden hastalıklar hızlı bir ivme kazandı. Yeşil çayın antioksidan özelliği sayesinde kanser türlerine karşı direnç kazanmak, beyin fonksiyonlarının iyileşerek güçlü bir hafızaya sahip olmak hiç de zor değil. Aynı zamanda bu antioksidanlar sayesinde ufacık bir sözle kırılan kalplerimiz artık sapasağlam olur ve damarlarımızdaki akan çay da, damarlarımıza zarar vermeden yolunu bulur.

 

Yeşil çay, tam kıvamında kafein miktarı içerir. Bu miktar kafeinin sebep olduğu olumsuz etkileri asla göstermez, aksine olumlu etkileri vardır. Gün içerinde dipçik gibi olmanızı sağlar, algılarınızı o kadar açar ki yanınızda uçan kuştan bile haberiniz olur. Bu zindelik sayesinde hayat enerjiniz yükselerek kendinizi süper kahraman olarak hissedebilirsiniz. Buna ek olarak bu kafein miktarı sayesinde Parkinson hastalarının beyin aktivitelerini iyileştirdiği de konuşulan bir gerçektir.

 

Bir diğer konuşulan konuda ‘’depresyon’’. Ne zorluklar sığdırdık o minik kalplerimize değil mi. Bundan sonra üzülmek, sıkılmak yok. Japon yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırmada yeşil çay içenlerin içmeyenlere göre %51 e kadar depresyonu yaşamadıkları söyleniyor. Doğruluğunu test etmek sizin elinizde..

 

Geldik benim en sevdiğim özelliğine. Tansiyonlarımız oynadığında hemen yeşil çayımızı demliyoruz ve lıkır lıkır (aman ağzınız yanmasın yavaş yavaş) içiyoruz. Gerçekten yeşil çayın vermiş olduğu o dinginlik hissi sizi sakinleştirmede işe yarıyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta var.

Yeşil çayı demlerken suyumuz 80-85 dereceyi geçmemeli. 85 derece üzerinde demlenen yeşil çaylarda yaptığı olumlu etkilerin çoğunda azalma olduğunu gözleniyor. Ondan ötürü efendim kurallara uyalım 85 dereceyi geçmeyelim. 

 

Ve son olarak yeşil çay ile ilgili yazı yazdığımı gören annemin yaşadığı şoku sizlere kısaca aktarmak istiyorum. Yeşil çaya karşı hep bir mesafeliydim. Bazen annemin ısrarları üzerine içerdim ama böyle yüzümü ekşite ekşite. Resmen ilaç moduyla bakardım ona. Sonra Lazika Yeşil Çay ile tanıştım.. Bir yeşil çay düşünün ki acı tattan eser yok. Aksine yumuşacık içimiyle pamuk gibi hissettiriyor. Ben artık bir bağımlıyım dostlar, ama kurtulmayı bekleyen türden değil. Yeşil çay fan kulüp olarak sizi sevgiyle selamlıyorum.

 

Yeni yazılarda buluşmak üzere..


Zeynep@Lazika